Sık Kullanılanlara Ekleyin


Arama Yapın

Ölçülü davranmak

Üşlerinde ölçülü hareket ettiğini görmek her türlü hayırdan istifade etmeye, Allah -c.c.- rızası için alçakgönüllü olmaya; Ölçülü davranmak bekâr kimse için istediği kadınla evlenmeye, geçimini temin edecek bir işe, din ve dünya işlerinde üstad ve mezhep imamlarına uymaya, bir millete mensup olma bilincine delalet eder.

Osman (r.a.)

Efendimiz (s.a.v.)’in halifesi Hazret-i Osman (r.a.)’ı görmek zühd ve takvaya, hayır ve hasenata, hayaya; Onun bir kimseye iltifat etmesi dünyada sevinç ve sürura, ahirette şehadet derecesine ulaşmaya, Onu dargın ve öfkeli görmek bir zalimin zulmüne delaalet eder. (Ayrıca Bakınız; Peygamberimizin Halifeleri.)

Mekke-i mukerremeyi görmek

Rüyada Mekke-i Mükerreme’yi görmek, hacca gitmeye ve Mekke’yi ziyaret etmege delalet eder. Mekke’ye ziyaret için olmayip ticaret için gittigini görmek, dünya islerini sevmege ve dünya malina haris bir kisi olduguna; bir rivayete göre de rizk ve nimetinin artmasina; Mekke’de ser ve kötü islerle ugrastigini görmek, dininde ve dünya islerinde zarar görecegine delalet eder. Ismail Bin El-es’as’a göre; rüyada Mekke-i Mükerreme’yi görmek, hayir ve nimet görüp malinin artmasina; Mekke’yi harap olarak görmek, mal ve nimetinin azalacagina; sikinti içine düsecegine; kendisini Mekke yolunda görmek rüya sahibi hasta ise, hastaliginin uzayacagina ve belki de ölecegine, yaya olarak Mekke’ye gitmekte oldugunu görmek, dininin ve ibadetinin kuvvetli ve rizkinin zorla saglandigina; Mekke’ye deve ile gittigini görmek, istegine kolaylikla kavusacagina; bir çok kisileri hacca gitmek için aydinlattigini ve onlara haccin fazileti hakkinda bazi sözler söyledigini görmek, halka hayir ve iyiligi dokunacagina isarettir. Hacdan döndügünü gören muradina erer. Günahlari affolunur. Hacda olup ihrama girmek, günahlarindan kurtulduguna; hac kafilesi ile birlikte bulundugunu görmek, Cenab-i Hak’dan (C.C) rahmet bulacagina; kafile hareket edip. kendisinin geride kaldigini görmek, göz yasina ve yoksulluga isarettir. Abdulgani

Oruç

Oruçlu olduğunu görmek iyi bir şey adamaya, sabırla elde edilecek başarıya, namaza devam ederek rahmetin sürekli olmasına, madden ve manen ilerlemeye, yemin keffareti vermeye, haccetmeye, çocuk arzu edenin erkek çocuğu olmasına; Orucunu açtığını görmek ssevinç ve feraha, Orucu gündüz vakti açmak yolculuğa çıkmaya, Oruç bozmak bir din kardeşinin gıybetini yapmaya, Unutarak oruç bozmak güzel bir rızka, Ramazan ayında olduğunu ve oruç tuttuğunu görmek şüphe ettiği bir şeyin aydınlığa kavuşmasına, Kur’an ezberlemeye, sevinç ve hayra, şeref ve itibara; hastalık, borç ve üzüntüden kurtulmaya; Ramazan orucunu kasten bozduğunu görmek bir adamı kasten öldürmeye, Ramazan orucunu açarak iftar ettiğini görmek ibadet kastıyla yolculuğa ve güzel İslam fıtratına, Kaza orucu tutmak borcunu ödemeye, esaret ve sıkıntıdan kurtulmaya ve günahlardan tövbe etmeye, Bayram günlerinde oruç tuttuğunu görmek çirkin ve ayıplanan bir iş yapmaya, sevinilecek günde ve yerde üzülmek gibi bir ahmaklığa düşmeye, Yevm-i şek denen şüpheli günde oruç tutmak günah işlemeye, Her çeşit sünnet ve nafile oruç tutmak ziyade hayır ve iyiliklere delalet eder.

Ömer (r.a.)

Halife Hazret-i Ömer’i (r.a.) görmek uzun ömre, hakkı ve gerçeği çekinmeden söylemeye ve onu cesaretle savunmaya, iş ve gayretin makbul olmasına, umreye gitmeye, adaletle iş görmeye, hak ve batılın arasını ayırmaya, bolluk ve berekete, düzenin adil ve ahenkli olmasına, Onun elbisesini giymek yolunu izlemeye yahut şehadete, Onunlu el sıkışmak himeyeye, anlayış ve ferasete, dünyada genişliğe ve takvaya, Bir yöneticinin onu görmesi ülkeler fethetmeye, adalet ve dosdoğru istikamet tuturmaya, yönetimde otorite ve halka merhamet ölçüsünü iyi kurmaya delalet eder. ( Ayrıca bakınız: Peygamberimizin Halifeleri.)

Namaz

Vaktinde ve tam olarak kılınan farz namaz kötü ve yaramaz işlerden el etek çekmeye, her türlü aşırılık ve çirkinlikten uzak durmaya, korku ve endişeden kurtulmaya, diğer farz ibadetlerden birini daha ifa etmeye; İmam olarak farz namazı eda ettirmek tazmiinat ödemeye, borçlanmaya yahut bir topluma önemli bir işte önderlik ve rehberlik etmeye; İmama uyarak vaktin farzını eda ettiğini görmek sünnete uymaya, rahmet ve berekete, hayır ve iyilikte başarıya yahut başkasına yük olmaya; Sabah namazı kılmak zaruru ihtiyaçlarını gidermeye, rızık peşinde meşru gayret sarfetmeye, Öğle namazı kılmak maksadın hasıl olmasına, yardım görmeye, gizli şeylerin açığa çıkmasına, borçtan kurtulmaya, tövbe etmeye ya da işten çıkarılmaya; Açık ve güneşlik bir günde öğle namazını kıldığını görmek sevinç ve sürura, bulutlu ve kapalı havada öğle namazı kılmak üzüntüye; Öğleyi ikindi vaktinde kılmak borcunu ödemeye, İkindi namazı kılmak, arzu ve isteklerin zorlukla birlikte yerine gelmesine, yemin etmeye yahut borca girmeye, üzerinde çalıştığı yahut durduğu için çoğunun bitip azının kalmış olmasına; Akşam namazı kılmak arzu ettiği ya da üzerinde çalıştığı işin sonuçlanmasına, işlerden kurtulmaya, yorgun için dinlenmeye Yatsı namazı kılmakgeçim işlerinde ihtimam göstermeye, çoluk çocuğun ihtiyaçlarını gidermeye, Yatsı namazı bazen işin bitmesine, meşguliyetin son bulmasına yahut ömrün tükenmesine; Cemaatle namaz kılmak - eğer saflar düzgün ve sık ise- rüyayı gören ve namaz kılan cemamatin hayır üzere olmalarına ve çokça tesbih

Nakliyeci

Durmaksızın dünyalık biriktiren, mal yığan ve ahireti düşünmeyen, dünya ehli mağrur kimseye delalet eder.

Rüyada nakliyeci görmek, mal biriktiren ve dünyaya dalan gururlu kimsedir. Süt nakliyecisi, ilim talep eden ve ondan istifade eden dindar birisidir. Koyun nakliyecisi, sahit tutan bir adamdir ki, bunda hayir yoktur. Koyun celebcisi, mal biriktiren birisidir. Sigir celebcisi ise, isçi arayan kimsedir. Yine koyun celebcisi, iyilikle anilan, fitratiyle is yapan, helal mal toplayan ve ilim talep eden birisidir.

Meş’ar’il haram

Hacc ibadetini yerine getirirken, kurban bayramının birinci günü şafak vaktinde eteklerinde Müzdelife vakfesinin yapıldığı bu mübarek dağı görmek hidayet ve emniyete, ilahi emirleri tutmaya ve vasıyetleri yerine getirmeye, yüksek hayır ve menfaatlere dellalet eder.

Örümcek

Dokumacıya, ibadete düşkün, takva ehli kimseye, Örümcekle karşılaşmak böyle biriyle karışılaşmaya; Örümcek bazen tenbel, hilekâr ve zayıf kimseye, sihir yapan kadına, yoldan çıkmış kimseye, Örümcek, kocasının yatağında yatmak istemeyen ahlâksız kadına, örümcek yakalamak böyle bir kadınla evlenmeye, Örümcek öldürmek yukarıdaki niteliklerden birini taşıyan kimseden kurtulmaya, Örümceği ördüğü ağla birlikte görmek zayıflık ve gevşekliğe, Örümceğin damdan düşmesi şiddetli kışa; Örümcek ağı hile ve düzene, fakirliğe, Evinde örümcek ağı görmek yoksulluğa, bunları süpürüp attığını görmek fakirlikten kurtulmaya delalet eder.Rüyada örümcek görmek , hayra ve dine sevgi beslemeye işarettir.

Ömer b. Hattab (r.a.)

Hz. Ömer’i, rüyada gören kimsenin, ömrü uzun, makbul olur ve korkusuzca hakki söyler. Bazen de o kimse, Umre hac( yapar. Rüyada Hz. Ömer (R.A.)’le musafaha yaptigini (el sikistim) görse, dünyada genislige, takvaya, anlayisli olmaya ve himayeye isarettir. Çünkü Hz. Ömer (R.A.)’in söhreti onun faziletini anlatmaktan müstagni kilar. Hz. Ömer (R.A.)’i dargin gören kimse, Allah (C.C.)’in nzasini arar, iyilikle emir ve kötülükten nehyeder. Bir kimse Hz. Ömer (R.A.)’i kitlik olan bir sehirde görse, oraya yagmur yagar ve orada bereket, feyiz ve fetihler olur. Eger o sehirde zulüm gibi seyler varsa, adalet tecelli eder ve zulüm ortadan kalkar. Rüyada Hz. Ömer (R.A.)’in kendisini kamçi île dövdügunü ve cezalandirmakla korkuttugunu gören kimse, bulundugu halden donsun. Rüyada Hz. Ömer (R.A.)’in suretine girdigini veya onun elbisesini giydigini gören kimseye, haline uygun bir sey verilir. Bazen de o kimse, sehit olarak ölür. Bir kimse rüyada Hz. Ömer (R.A.)’i sevinçli görse, rüya sahibinin sünnete riayet ettigine isarettir. Hz. Ömer (R.A.)’i silahli olarak asker içerisinde bulundugunu gören kimse, muttaki, halktan korkan emin bir kisi olur. Rüyada Hz. Ömer (R.A.)’i Resulullah ile beraber gören kimse, büyük bir hayra nail olur. Hz. Ömer (R.A.)’i görmek, o sahsin devrinde adalet ve hakka riayet edildigine “Emri bilmarüf ve nehyi ani’l-münker” vazifesi herkes tarafindan bilindigine ve ezanla vakitlerin ilan edilmesine isarettir. Çünkü ezanla vakitlerin ilan edilmesine Hz. Ömer (R.A.) sebep olmustur. Bazen de Hz. Ömer (R.A.)’i görmek, düsmanliktan sonra sulh yapmaya, nefretten sonra sevgiye, akrabaliktan dolayi nasibe, dünyaca kudretli ve kuvvetli olmakla beraber zühdü tercih etmeye isarettir. Hz. Ömer (R.A)’i rüyada gören devlet baskani ise, sehirler fetheder. Layikiy-le dinî vazifeleri yerine getirir. Kendisiyle mücadele edenlere, emrine muhalefette bulunanlara ve münafiklara heybetli görünür ve tebaasina merhamet ve sefkat etmekle beraber onlara muhalif bir vaziyet alir.

Örtmek / örtünmek

: Bir şeyi örmek onu gizlemeye, Kendisinde hayır ve iyilik bulunan şeyleri örtmek bencilliğe ve cimriliğe, kölü ve çirkin şeyleri örtmek hayır ve iyiliğe; Elbise veya örtünmeye elverişli bir şeyle örtündüğünü görmek yaşama sevinci ve rızık talebindeki azim ve sebata, esenlik ve yüksek makamlara delalet eder.

Nehyetmek

Bakınız; İyiliği Emretme, Kötülükten Menetme.

KANDİL SİMİDİ

Rüyada kandil simidi görmek, hayra yorumlanır.

Ayrıca Bunlara da Bakınız:

Mekke-i mükerreme

Hacca gitmeye, emniyet ve güvene, dini önder ve imamlara, izzet ve yüceliğe, alaka ve hürmete, Hac maksadı dışında Mekke’ye gitmek hırs ve tamahkarlığa, Mekke’de oturmak yahut oraya yakın bir yerde yaşadığını görmek uzun ömre, Mekke’de bolluk olduğunu göörmek hayra, kıtlık görmek ise şerre delalet eder.

KANDİL SİMİDİ

Rüyada kandil simidi görmek, hayra yorumlanır.

Ayrıca Bunlara da Bakınız: ,

İMAM

Rüyasında imam gören kimse iş yaşamında yükselir, iyi bir makama sahip olur. Rüyasında imam olduğunu gören kimse çevresinin saygısını kazanacak, yüksek makama yükselecek demektir.

Ayrıca Bunlara da Bakınız: ,

İLAHİ VARLIKLAR

Melek, evliya gibi ilahi varlıklar görmek iyiye yorumlanır

Ayrıca Bunlara da Bakınız: , , ,

İBADET

Bu rüyalar daima iyiye yorulur. Rüyada ibadet ettiğini gören kişi sıkıntılarından ve sorunlarından kurtulur. Rüyada ibadet ederken görmek, ailenin mutlu yaşamı olacağına işarettir. Eski durumundan daha iyi durumu gelir.

Ayrıca Bunlara da Bakınız: ,

YAVUZ SULTAN SELİM’İN RÜYASI

Bir gece yatağımda uyuyakalmışım. Sabah namazını kıldıktan sonra hizmetlerine koştum.

-Bu gece görünmedin, ne işteydin? diye sordular.

Birkaç gecedir uykusuz kaldığım için, bu gece gaflete geldiğimi ve hizmetlerinden mahrum olduğumu özürle beyan ettim.

-İmdi, ne düş gördünse beyan eyle, buyurdular.

-Arza kabil bir düş görmedim, diye cevap verdim. Tekrar buyurdular ki:

-Bu ne sözdür?

Bir geceyi tamamen uyku ile geçiresin de, bir vakıa görmeyesin. Herhalde görmüştür. Başka vadide biraz konuştuktan sonra tekrar bana dönerek:

-Abes söyleme. Herhalde bu gece bir vakıa görüşmüştür. Söyle gizleme! dedi.

Her ne kadar düşündümse de görmüş olabileceğim bir şey aklıma gelmedi. İşe yarar bir şey görmediğime yemin ettim.

Sultan, mübarek başlarını sallayarak hayret gösterdiler. Ben de “sebebi ne olabilir?” diye hayret ettim. Hemen sonra Kapuağası ‘ nın dairesine bir iş için beni gönderdiler. Oraya vardığımda gördüm ki Hazinerdar başı Mehmet Ağa, Kilercibaşı, Sarayağası ve Kapuağası Hasan Ağa adetleri üzerine otururlar. Ama kapuağası Hasan Ağa düşünceli ve şaşkın bir vaziyette başını öne eğmiş, gözleri yaşlı, olarak oturuyordu. Bu zat esasında, sessiz hallerine benzemiyordu. Bir kimsenin vefat etmiş olduğunu zannettim.

-Ağa hazretleri kalbiniz gamlı, gözünüz yaşlı görünür. Sebebi ne ola? dediğimde,

-Hayır bir şey yok, diye gizlemesi üzerine Hazinedarbaşı:

-Kardeş, Ağa’ya bu gece bir vakıa olmuş da o uykunun sarhoşluğundadır., dedi.

Bunun üzerine:

-Allah için haber verin, padişahımız elbette vakıa görmüşsündür, söyle diye bu benden anlatmamı istediler. Herhalde zorlama asılsız değildir. İyi armağandır anlatınız dedim. Rüyayı nakletmesi için ağayı sıkıştırdık. Ağa utanma hissi ağır basan bir şahıs olduğundan anlatmaktan kaçındı ve:

-Benim gibi yüzü kara günahkarın ne rüyası olur ki padişahın huzurunda anlatmaya değsin, kerem edin bana bu teklifte bulunmayın, dedi. Biz sıkıştırmaya, o da vazgeçirmek için yalvarmaya devam etti. Nihayet Mehmet Ağa:

-Nice söylemezsin, bize anlattığı da buna memur olduğunu naklettim. Gizlenmesi ihanet olmaz mı? deyince, Ağa sırrının mührünü açıp anlattı.

-Bu gece rüyamda gördüm ki, eşiğinde oturduğumuz bu kapıyı hızlı hızlı çaldılar. “Ne haber var” diye ileri baktım, vardım; kapı, dışarısı görünecek fakat bir adam sığmayacak kadar az açılmış. Taşlık, ucu sarkıtılmış sarıklı nurani kimselerle dolu, elleri bayraklı ve silahlı mükemmel şahıslar. Kapının dibinde, elleri sancaklı dört nurani kimse durur. Kapıyı vuranın elinde Padişah’ ın Aksancağı var. Bana dedi ki :

-Bilir misiniz niye gelmişiz? Ben de :

-Buyurun, dedim. Dedi ki :

-Bu gördüğün kimseler Resulullah (s.a.v.)’ ın ashabıdır. Bizi Hazret-i Resulullah Selim Han’ a selam etti ve buyurdu ki : Kalkıp gelsin ki Haremeyn hizmeti ona buyruldu. Gördüğün dört kişiden, bu Ebu Bekr-i Sıddıyk, bu Ömerü’l Faruk, bu Osman-ı Zi’n-Nureyn’ dir. Seninle konuşan ben ise, Ali bin Ebi Talib’ im. Var, Selim Han’ a söyle dedi ve nazarımdan galip oldular.

Ben dehşetle kendimden geçip tere batmış ve sabaha kadar baygın yatıp kalmışım. Oğlanlar, teheccüd zamanında mütad üzere kalkmadığımı hastalığa yormuşlar ve sabah namazı vakti geçeceği zaman gelip beni uyarmak için yapmışlar, görmüşler ki suya düşmüş gibi ıslak yatarım.

Elbise değiştirmek için yenilerini getirip o aralık, beni uyandırmışlar. Aklım başıma gelince, acele ile kalkıp namaza yetiştim. Ama tamamen sükunete eremedim. Ağa bunları anlatırken ağlıyordu.

Padişah’ ın beni istediğini bildirdiler, derhal huzurlarına gittiğimde, o hizmeti sual etmeyip tekrar yeni rüyadan bahis açarak:

- Şu senin bu gece sabaha dek uyuyup bir vaka görmediğin bana tuhaf gelir. Hemen şöyle hayvan gibi yatıp uyudun mu?

Dedim ki:

-Padişahım, vakıayı bu Hasan kulunuz (Hasan Can) görmediyse bir Hasan kulunuz (Kapıağası Hasan Ağa) görmüş. Emriniz olursa arz edeyim.

Buyurdular ki :

-Söyle görelim… Ben de hadisenin tamamını naklettim. Ben anlattıkça mübarek çehreleri kızarmaya başladı ve vararak mübarek gözlerine yaş geldi. Bitirince buyurdular ki :

-Derd -mendin safa’ yı meşrebi (Zavallının tıynetinde safiyet) varmış, sen onu bize methettikçe “Bir kimseyi ibadet eder görürsün hemen veli sanırsın” diye seni alaya alırdık, boşuna methetmezmişsin … Ve devamla :

-Biz sana demez miyiz ki, biz bir tarafa memur olmadan (emir verilmeden) hareket etmemişizdir. Atalarımız vilayetden behre-mendler idi (velilikden nasip sahibiydiler) , kerametleri vardır. İçlerinde biz onlara benzemedik .. diyerek kendilerini küçük göstermeye çalıştılar.

Bu rüyadan sonra Arap Seferi hazırlıklarına başladılar…

Ayrıca Bunlara da Bakınız: , , , , , ,

Evliya Çelebi’nin rüyası : SEYAHAT YA RESULALLAH!

evliya çelebiEvliya Çelebi, 1611-1682 yılları arasında yaşamış ve dünyanın çeşitli yerlerini dolaşarak gezip gördüklerini ve hakkında bilgi topladığı şeyleri “Seyahatname” adlı muazzam eserinde toplamış bir şahsiyettir. Babasının sarayda bulunduğu dikkate alınırsa, pekala yüksek rütbelere nail olabileceği halde sevimli ve pek zeki tavrıyla buna iltifat etmemiştir. Küçük yaşlardan itibaren gezip görmeye karşı muazzam bir heves beslemiş, fakat ebeveyninden izin alamadığı için bunu gerçekleştirememiştir.

Henüz gençlik çağlarındadır. Bir gece bir rüya gördüğünü, eserinin başında nakleder. Rüyasında, İstanbul’ da Yemiş İskelesi civarında Ahi çelebi Camiindedir. Orada muazzam bir cemaat vardır. Dikkat eder, Peygamber Efendimizi (a.s.m.) baş tarafta görür. Dört sadık halifesi ve diğer ashabı da hep oradadırlar. Topluluk muhteşem bir tablo arzetmektedir. Kapıdan içeri giren Çelebi, bir türlü ileriye gitmeye ve ziyarete cesaret edememektedir. Mecliste sohbete devam edilirken kapıda bir zat görür ve sonra “Korkma yavrum, benimle gel. Peygamber Efendimizi (a.s.m.) ziyaret et.” der. Fakat Evliya Çelebi, bu kalabalık karşısında adeta çakılıp kalmıştır. Bir adım dahi ileri atamamaktadır. Su dağıtan bu zat, onun elinden tutar, safları yavaş yavaş geçerler.Çelebi’nin nefesi sanki kesilir duruma gelmiştir. Yaklaşırlar. Fahr-i Kainat Efendimizi ziyaret eder. Oraya gidinceye kadar aklında hep şefaat dilernek arzusu vardır, fakat heyecandan bunu unutur. “Şefaat ya Resulallah!” diyecek yerde “Seyahat ya Resulallah!” der. Cenab-ı Peygamber, gülümseyerek seyahatini müjdeler.

Çelebi, uyandığı zaman, son derece mesrur, fakat heyecandan ter içindedir. Artık büyük kapıdan izin çıktığına göre, elbette küçük kapılar müsaade edecektir. Böylece, 70 yaşına kadar sürecek ve çeşitli tehlike, sıkıntı ve hadiseler geç irmesine rağmen vazgeçmeyeceği seyahati başlar.

Ayrıca Bunlara da Bakınız: , , , ,